Köyceğiz Gölü’nü denize bağlayan ve Antik Dönem’de Calbis adı verilen fiyort tipi doğal kanalın kıyısında şirin bir tatil beldesidir Dalyan. Turizmin hızla gelişmeye başladığı yıllarda artan yapılaşma tehditi, 1998 yılında bölgenin Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilmesiyle kontrol altına alınmıştır. 

Uzun yıllar boyunca doğallığı bozulmamış bir köy olarak kalan mahalle bugün de aşırı yapılaşmadan uzak. Ama eski yapılardan neredeyse hiçbir şey kalmamış ne yazık ki! 

Kimisi şehir merkezinde, kimisi şehir girişinde çok sayıda otel, pansiyon ve lokantalarıyla tam bir tatil mahallesi .Daha çok günübirlik geliniyor Dalyan’a, ama çevrenin doyasıya tadına varmak için en az 2-3 gününüzü ayırmalısınız. 

Dalyan, adını buradaki doğal kanallar ve bu kanallar üzerinde yüzyıllardır yapılan dalyan balıkçılığından almış. En çok kefal yakalanıyor ve çevredeki lokantalarda başka yerde bulamayacağınız kadar uygun fiyatla yenebiliyor. Kefal satın almak isterseniz,DALKO su ürünleri kooperatifinden alabilirsiniz. (Dalyan - İztuzu kanal yolu üzerinde) Fiyat da son derece uygun.

Caretta Caretta kaplumbağaları dışında, bu akrabaları kadar popüler olmayan Nil kaplumbağaları da (Trionyx Tringulus) kanalın göle yakın kısımlarında yaşıyorlar. 

Dalyan’dan İztuzu kumsalı, Dalyan ağzı plaj tesislerine ulaştıran yolun son 1 km’sinden plaja inmeyip sola tepelere çıkan yol, Dalyan’ı ayaklar altına seren Radar (Türk Telekom) kulesine götürür. Yolun büyük bölümü asfalttır ve çam ağaçları içinden dolana kıvrıla çıkar dağın doruklarına. Yukarı çıktıkça her dönemeçte Dalyan Deltası bir başka güzel serilir ayaklar altına.  

Radara giden yol stabilizedir. Kulenin bulunduğu tepeye çıktığınızda olağanüstü bir manzarayla karşılaşacaksınız. Bir yanınızda, deltası, kanalları, kumsalı ve şehriyle tüm Dalyan; ileride Köyceğiz Gölü ve Köyceğiz; daha ötelerde Sandras Dağı; batınızda sarp yamaçların denizle buluştuğu koylar; biraz ileride Sarıgerme sahili ve Babaada... 


Yola devam edenler, mavi yolculuk teknelerinin çok sevdiği Aşı Koyu’na ulaşırlar. Piknik yapmak, gözlerden uzak denize girmek için idealdir bu koy.

Kaynak: MUĞLA İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ

Caretta Carettalar: Sahilde kalıcı hiçbir tesis yapılmasına izin verilmeyen, Dünyaca ünlü İztuzu Kumsalının sevimli sakinleri…

Boyları 1-1,5 metreyi, ağırlıkları 150 kiloyu bulan bu sevimli hayvanlar, kumsala çıkıp, arka ayaklarını kullanıp çeşitli çukurlar açıyorlar ve en uygununa yumurtalarını bırakıp denize dönüyorlar. Günü dolup da yumurtadan çıkan yavrular içgüdüleriyle ay ışığını pusula alıp denize yöneliyorlar. Ama bu iş çok kolay değil; kumsalı geçip denize ulaşmak, yavru Carettaların minik adımları ile epeyce zaman alıyor. Güneş doğup ortalık ısınmaya başlayıncaya kadar yolu katetmeleri gerek. Bunu başaramayanlar sıcağa yeniliyorlar veya alıcı kuşlara yem oluyorlar. Tabii denizde de tehlike bitmiyor. Belli bir büyüklüğe ulaşıncaya kadar balıklara yem oluyorlar. Çok azı büyüyüp dev boyuta ulaşabiliyor. Büyüyüp de yumurtlama dönemine ulaşanları, içgüdüleri tekrar dünyaya geldikleri bu sahile çekiyor. Yumurtadan çıktıkları İztuzu sahiline bu kez yumurtlamaya geliyorlar.

Yavruların yumurtadan çıkma zamanı gelince kumsalda ışık ya da ateş yakmak yasak, ışık yavruları yanıltıyor, denizi bulamıyorlar. Yumurtlama zamanı, kumsalda dünyanın dört bir yanından gelen çevreciler kamp kuruyorlar. Yumurtalar koruma altına alınıyor. Yavruların sahile ulaşabilmesı için destek de olunuyor zaman zaman. 

Kaynak: MUĞLA İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ

  • Facebook
  • Instagram
  • YouTube
whatsapp düğmesi.png

Whatsapp Hattı

BİZİ

TAKİP

EDİN